| |
|
İSTANBUL HİKAYELERİ
"Karanlıkta yol almak, ancak aydınlık bir ruhla mümkündür" / Işıksız Dünyalar Kitabı'ndan
 |
İstanbul Hikayeleri, profesyonel eski bir hırsızın şehrin altındaki kilometrelerce uzunluğundaki tünellerde hazine arama macerasının geri dönüşü olmayan bir kabusa dönüşmesini konu alıyor.
Karısının sebepsiz intiharı ardından kirli geçmişini bir kenara bırakmak isteyen Tarık, yıllar sonra eski dosttan gelecek teklife karşı koyamayacak ve belki hiç uyanamayacağı bir rüyanın uykusuna yatacaktır. Çünkü eski dost Salih, Işıksız Dünyalar Kitabı'nı bulmuştur ve bu sırrı en yakın arkadaşı ile paylaşacaktır. |
IŞIKSIZ DÜNYALAR KİTABI
Tamamı el yazısı ve Osmanlıca olan kitap, 15. yüzyılın ortalarında Teh-i Çah'a ulaşmak isteyen bir tarih bilimci tarafından yazılmış. Kitapta anlatılanlara göre bu kişi Teh-i Çah'a ulaşıyor ancak hiçbir zaman yeryüzüne geri dönemiyor. Yeraltında yaşadığı sekiz sene boyunca ondan sonrakilere ışık tutacak bu kitabı yazıyor. Kul'un kurutulmuş derisi kitabın sayfaları ve kanı da mürekkep olarak kullanılıyor. Ölümünden kısa süre önce Işıksız Dünyalar Kitabı'nı Hamal'a yüklüyor. Hamal, yüzyıl sonra hareket edip ilk kata geldiğinde Işıksız Dünyalar Kitabı'nı da yeryüzüne ulaştırmış oluyor. Işıksız Dünyalar Kitabı'nda insanın tabiyatına ve bilime aykırı gerçekler yazmaktadır.
TEH-İ ÇAH (Kuyu Dibi)
Teh-i Çah yolu kimilerine göre bir insanın ömrünü simgeler. İnsan tüm yaşamı boyunca 7 ayrı kademeden geçer ve yaşamın sonuna ulaşır. İşte bu yüzden Teh-i Çah'a ulaşanların elde ettikleri tek hazinenin sadece "ölüm" olduğu düşünülür. Ancak Teh-i Çah'ın gerçekte ne olduğunu yalnızca "son"a ulaşabilen bilir...
Teh-i Çah'a giden yol 7 kademeden oluşur ve yeryüzünden Teh-i Çah'a inen sadece bir yol vardır. Kuyu Dibi yolunun her katı, çeşitli canlıları ve ruhani varlıkları barındırır.
"Teh-i Çah'ta herkes için büyük bir hazine bulunur;
ve karanlıkların hazinesi yalnızca aydınlanmış ruhlar içindir. "
- Işıksız Dünyalar Kitabı
HAMAL (Taşıyıcı, Yüklenici)
Hamal, yeryüzünün ve yeraltının bilinen ilk ve en eski asansörüdür. Katlar arasında tek yönlü (yalnızca aşağı doğru) hareket eder. Ne zaman ve kimler tarafıdan yapıldığı tam olarak bilinmemekle beraber bazı kitaplarda onun düşünen, yaşayan bir varlık olduğundan bahsedilir. Tüm aksamı mekanik ve zincir sistemiyle çalışan asansör her yüzyılda bir tekrar başladığı noktaya (tepeye) gelir. Büyük bir bölümü saf altından olan mekaniğin yeraltına gönderilen insanlar için kullanıldığı tahmin edilir.
"Lain (lanetli) mekanik, tanık olduklarını yeryüzündekilere anlatamaman için bekleyecektir."
- Işıksız Dünyalar Kitabı
Yeraltı Dünyasının Varlıkları

 |
|
Muhafız
Muhafız'ların vatanı Bizans'tır. İmparatorluğun çöküşünün arından dönemin önde gelen Hristiyan din adamlarından bir kısmı öldürülme korkusuyla yeraltına saklandı. Yeraltında kaldıkları süre içinde ruhani varlıkların etkisi altında kaldılar. Işıksız Dünyalar Kitabı'nda Muhafızların, intikam almak için yeryüzüne çıkacakları günün dehşetinden bahsedilir. |
 |
|
Kul
Kanıyla ve derisiyle Işıksız Dünyalar Kitabı'na hayat veren ve yine kitapta "Ahdeb'in hizmetkar sürüntüleri" olarak bahsedilen Kul'un insan ve sıçan arasında yırtıcı bir yaratık olduğundan bahsedilir. Menşei ve tabiyatı tam olarak bilinmeyen bu türün yeraltına inerek yeryüzüne bir daha çıkamayan insanlardan oluştuğu tahmin edilir. |
 |
|
Ahbel
Ahbel, "deli, aklı olmayan kimse" anlamına gelir ve vatanı Osmanlı İmparatorluğu'dur. Savaşlarda başarı gösteren askerler gönüllü olarak bu orduya katılabilirdi. Kulakları, gözleri ve diğer duyuları köreltilen askerler, zamanla aklını da kaybederdi. Saray tarafından yeraltında yetiştirilen ordu, imparatorluğun çöküş dönemine doğru yeraltında bırakılarak terkedildi. |
 |
|
Kara Gelin
Manevi alemin en şeytani varlığıdır. Kara Gelin, bir zamanlar normal bir insandı. Sahip olduğu tek çocuğu, Ahde'b iblisi tarafından yeraltına kaçırıldığında Kara Gelin, dünyadaki herşeyini bırakarak ortadan kayboldu. Kurumuş bir kuyunun ağzında, kendini öldürdüğünde Ahdeb onu buldu ve kendisine eş yaptı. Kara Gelin'in dinmeyen acısı sonsuz karanlıkla birleşti. O, yüzyıllardır ağlıyor... |
"Eğer şehirden uzak bir yerlerde yeri sessizce dinlerseniz,
Kara Gelin'in dinmeyen haykırışlarını belki işitebilirsiniz..."
- Işıksız Dünyalar Kitabı |
 |
|
El Kızı
Kara Gelin'in manevi alemdeki kızıdır. Ancak annesi tarafından hiç bir zaman kabul edilmedi. Bu yüzden adı El Kızı'dır. El Kızı şeytani bir valıktır ve bir insan evladının oyuncağıyla oynadığı gibi düşmanıyla oynar.
El Kızı'nın gözleri, bir zindanı aydınlatacak güçte ışık saçar. Onun bakışlarına maruz kalan kimse en derin korkularıyla yüzleşir ve aklını kaybeder. |
|